Kimler malulen emekli olabilir?

Kimler malulen emekli olabilir?

Emekliliğe ilişkin çokça sorulan sorulardan biri, sağlığını yitirenlerin erken emekli olup olamayacağıdır. Hastalanan, ameliyat olan ve rapor alıp işine devam edemeyenlerin aklında nasıl emekli olacakları sorusu vardır. Çalışma gücünde en az yüzde 60 kayıp olan kişiler malulen emekli olabilir. Ancak malulen başka şartlar da var.

05 Aralık 2018 - 14:45

Emekliliğe ilişkin çokça sorulan sorulardan biri, sağlığını yitirenlerin erken emekli olup olamayacağıdır. Hastalanan, ameliyat olan ve rapor alıp işine devam edemeyenlerin aklında nasıl emekli olacakları sorusu vardır. Çalışma gücünde en az yüzde 60 kayıp olan kişiler malulen emekli olabilir. Ancak malulen başka şartlar da var.

Öncelikle rapor şart

İlk ve en önemli şart, çalışma gücünde en az yüzde 60 kayıp olduğuna dair sağlık kurulu raporudur. Bu raporu almak için ilk olarak SGK merkezlerine başvurmak ve yetkili hastaneye sevk edilmeleri gerekir. Doğrudan hastaneye başvurarak rapor almak yerine SGK’ya başvurarak sevklerini gerçekleştirmeli. Kişi, çalışma gücünde en az yüzde 60 kayıp olduğunu belgelese bile en az 1.800 gün prim ödemesi yoksa veya prim ödemesini borçlanma ile 1.800 güne tamamlayamıyorsa malullük aylığı alamaz.

İkinci şart, kişinin malullük için gerekli sağlık kurulu raporunu almak üzere SGK’ya başvurduğu tarihte en az 1.800 gün ödenmiş priminin olmasıdır. Malullük talep eden kişilerin SGK’ya başvurdukları tarihte en az 5 yıl prim ödemiş olmaları gerekmektedir.

1.800 gün borçlanma

Malulen emekli olma talebinde bulunan kişinin başvuru tarihinde 1.800 gün primi yok fakat borçlanabileceği bir süre varsa ve bu süreyi borçlanması halinde prim günü sayısı 1.800’e ulaşıyorsa, bu durumda SGK kişiden borçlanmaya ilişkin talep yazısını alarak sevk işlemini gerçekleştirmektedir. Örneğin, malullük aylığı talep eden kadın sigortalının 1.100 gün prim ödemesi ve borçlanabileceği bir doğumu bulunuyorsa, SGK bu kişiden 700 günlük doğum borçlanması için talep dilekçesini alır ve sevk işlemini yapar. Borçlanmaya ilişkin bedeli ödemeden sevk işlemi yapılan kişiler maluliyet tespitine ilişkin masrafları kendi ceplerinden öderler.

10 yıllık sigorta

SGK’dan aldığı sevkle birlikte, başvurduğu sağlık kurulu tarafından çalışma gücü kaybı belirlenen sigortalının raporunda “başka birisinin sürekli bakımına muhtaç” ibaresi yer alıyorsa, bu durumda malullük aylığı bağlanması için en az 10 yıldır sigortalı olma koşulu aranmamaktadır. Yani, malullük aylığı alınabilmesi için 10 yıldır sigortalı olma koşulu bütün maluller için gerekli değildir. Malul kişi eğer başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda ise 10 yıldır sigortalı olma koşuluna tabi olmaksızın malullük aylığı alabilir. Ancak sağlık kurulu raporunda bu yönde bir ibare bulunmuyorsa, bu durumda sigortalının malul sayılabilmesi için hem 5 yıl ödenmiş priminin olması, hem de en az 10 yıldır sigortalı olması gerekir.

Sigorta girişi önemli

Örnek olarak, ilk kez 30 Ağustos 2008 tarihinde sigortalı olmuş bir kişi, 30 Ağustos 2018 tarihine kadar 1.800 gün prim ödemiş ve çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında kaybetmişse malul sayılır ve malullük aylığı alabilir. Bu nedenle, işverenlerin sigorta girişlerini yapması çok önemlidir. Çalışmaya başladığı halde sigorta girişi yapılmayan kişiler bir sağlık sorunu ile karşılaştıklarında sigortalılık süreleri tamamlanmadığı için malullük aylığı alamayabilirler.

Malulen emekli olabilmek için çalışma gücü kaybında dikkate alınan rahatsızlıkların ilk kez sigortalı olunan tarihten sonra başlamış olması gerekir. Yani kişi sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce var olan rahatsızlıkları nedeniyle malulen emekli olamaz. Bu nedenle sigortalı çalışmak hayati önemdedir. Aksi takdirde, malulen emeklilik şansının ortadan kalkması söz konusu olabilir.

Kanser hastaları

Malullük aylığı konusunda kanser hastalarına tanınan önemli bir istisna söz konusu. Kanser türüne göre değişmekle birlikte, malullük aylığı almak için gerekli prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık şartlarını sağlayan kanser hastalarına teşhisten itibaren 1 yıl içinde başvurmaları şartıyla sağlık kurulu raporu aranmaksızın malullük aylığı bağlanabiliyor. Bu durumdaki kişiler eğer teşhisten itibaren 1 yıl içerisinde SGK’ya başvururlarsa sağlık kurulu raporu almaksızın 18 ay süreyle malul sayılıyorlar. 18 aylık sürenin sonunda kanser hastalığına bağlık olarak çalışma gücünde kayıp söz konusu ve bu kaybın oranı en az yüzde 60 ise bu kişiler malullük aylığı almaya devam ediyorlar.

Cem Kılıç / Milliyet Gazetesi


ENGELLİLERİN DÜZELMEYEN SORUNLARI

Değerli okurlar, bugün sizlere 3 Aralık Dünya Engelliler Günü olması nedeni ile ülkemizde engellilerin çalışma hayatında karşılaştığı zorluklar ve genel haklarından bahsedeceğim.

ENGELLİ EMEKLİLİKTE HALEN ÇÖZÜLMEYEN 2 SORUN

Bildiğiniz gibi engellilerin çalışma hayatı ve emeklilikleri konusunda birçok yazım olmuştur, engellilerin en büyük sorunlardan birisi ise engelli emeklilikte işe giriş tarihine göre oluşan geç emeklilikteki sorunun halen düzenlenmemesidir.

1-Konuyu kısaca özetlemek gerekirse; 30.09.2008 tarihinde işe giren yüzde 50 engelli bir kişi, sadece vergi indirim belgesi ile 20 yıl sigortalılık süresi ve 4400 günle SSK’dan (4-a) emekli olurken; bir gün sonra 01.10.2008 tarihinde işe giren yüzde 50 engelli SSK’lı biri ise 16 yıl sigortalılık süresi ve 3700 günle emekli olabiliyor. Yani, 1 gün sonra işe girende hem sakatlık vergi indirimi aranmıyor, hem 4 yıl erken emekli olabiliyor ve 700 gün daha az prim ödeyerek emekli olabiliyor.

2-01.10.2008 tarihinden önce çalışmaya başlayan ve vergi indirim belgesi olmayan engellilere erken emeklilik hakkı da tanınmıyor. Muhakkak vergi indirim belgesi isteniyor ama bir gün sonra işe girenlerden bu vergi indirim belgesi de istenmeden hastaneden alacağı raporla emekli yapılıyor.

Tuhaf ama gerçek. Sahi bu kanunu çıkaranların vicdanı sızlamamışsa hâlâ, 30.09.2008 ve öncesi işe giren engellilerin 4 yıl erken emekliliğini engelleyen kanunu düzeltmek için birilerinin vicdanı da sızlamıyor mu? Ne zaman bitecek bu engellilerin çilesi, merakla bekliyorum.

BM ENGELLİ HAKLARI SÖZLEŞMESİ İLE VERİLEN HAKLAR

Birleşmiş Milletler Engeli Hakları Sözleşmesi’nin 27’nci Maddesi Çalışma ve İstihdam başlığını taşıyor. Bu maddeye göre:

Taraf Devletler, engellilerin çalışma hakkını diğerleriyle eşit bir şekilde tanır. Bu hak, engellilerin açık, kapsayıcı ve erişilebilir nitelikte bir iş piyasası ve çalışma ortamında, serbestçe seçtikleri bir işte hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir.

Taraf Devletler, çalışırken sakatlananlar dahil tüm engellilerin çalışma hakkının hayata geçmesini, yasama tedbirleri dahil uygun tüm tedbirleri alarak, güvence altına almalıdır.

Buna ek olarak: 12 alt maddede ise detaylı olarak bu düzenlemeler belirtilmiştir. Taraf Devletler, engellilerin köle olarak tutulmamalarını sağlamalı ve engellileri zorla çalıştırılmaya ve mecburi çalışmaya karşı diğerleriyle eşit bir şekilde korumalıdır.

ANAYASA’MIZDAKİ KONU İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

Anayasa’mızda ise engeliler ile alakalı düzenlemeler aşağıdaki şekildedir. 

Madde 49. Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Madde 50. Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

Madde 70. Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

ENGELLİLERİN ÇALIŞMA HAYATI İLE İLGİLİ HAKLARI

Engellilerin çalışma hayatı ile ilgili hakları 5378 Sayılı Engelliler Kanunu’nda da aşağıdaki şekilde yer alıyor:

Madde 13. Engellilerin meslek seçebilmesi ve bu alanda eğitim alabilmesi için gerekli tedbirler alınır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılan iş ve meslek analizleri doğrultusunda engelliler için Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca mesleki habilitasyon, rehabilitasyon ve eğitim programları geliştirilir. Engellilerin mesleki habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri, kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve diğer gerçek veya tüzel kişiler tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu maddeye ilişkin usul ve esaslar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Madde 14. Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.

İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.

Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.

Mustafa İşcan / Milli gezete

Bu haber 1004 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Adalet Bakanı 2019 yılında alınacak personel sayısını açıkladı
Adalet Bakanı 2019 yılında alınacak personel sayısını...
34 yıl sonra diplomasını Vali'den aldı
34 yıl sonra diplomasını Vali'den aldı