Koronavirüs engelliler için yepyeni zorluklar getirdi

Koronavirüs engelliler için yepyeni zorluklar getirdi

Hepimizin hayatını etkileyen Koronavirüs pandemisi engelliler için yepyeni zorluklar getirdi. Sivil toplum kuruluşları konuyla ilgili anket sonuçları yayınlarken dünyadan örnekler de engelliler için belirsizliklerin sürdüğünü gösteriyor.

29 Temmuz 2020 - 11:14

Covid-19 pandemisi, dünyada 16 milyondan fazla vaka ile insanlığın bugüne kadar karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri olarak şimdiden tarihe geçti. Herkes üzerinde farklı etkileri olan Koronavirüs tehlikesi, engelli bireylerin hayatlarındaki rutin kısıtlılıkların üzerine yeni mücadeleler ekledi.

 

Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin dokuzuncu maddesine göre, engellilerin bağımsız yaşamalarının sağlanması için binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil kapalı ve açık tesislerin; elektronik hizmetlerin, acil hizmetlerin, kamuya sunulan tesislerin engelliler yönünden erişilebilir olması için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Öte yandan Covid-19 pandemisi bugüne kadar görülmemiş koşulları getirerek eğitim, çalışma hayatı, sağlık, ulaşım gibi birçok farklı alanda her ülkenin kendine özgü düzenlemeler yapmasını gerektiren bir şekilde devam ediyor. Pandemi devam ettiği sürece, özellikle de kapalı mekanlarda vakit geçirilen sonbahar ve kış yaklaşırken engelli bireyler için yeni zorluklar ufukta görünüyor.

 

Yollar, kaldırımlar, binalar, genel tuvaletler engellilerin özellikle de fiziksel temas ile ve toplum yaşamı içinde zaman zaman yardıma ihtiyaç duyarak kullanabileceği mekanlar halinde. Engellilerin sosyal yaşama katılmasında büyük katkısı olabilecek konser, tiyatro, piknik gibi organizasyonlar da normal şartlarda bile erişim kolaylığı yönünden oldukça zayıf kalırken Koronavirüs dolayısıyla engellilerin bu tarz organizasyonlara katılması bir süre daha imkânsız görünüyor.

 

Hem kadın hem de engelli olmak ise Korona günlerinin getirdiği zorlukları misliyle yaşamaya sebep oluyor. Engelli kadınlar hem engelli hem de kadın oldukları için çoklu ayrımcılık ve şiddete maruz kalma riski altıda bulunuyor. Engellilerin yaşamlarıyla ilgili sorumluluğu bulunan yerel yönetimlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları da engellilerin sorunlarını tespit etmek için çalışıyor. Özellikle de Nisan ve Mayıs aylarında yaşanan karantina ve izolasyon döneminin engelli kadınları nasıl etkilediğini tespit etmek isteyen Engelli Kadınlar Derneği bir çevrimiçi anket yaptı ve sonuçları duyurarak henüz sona ermeyen pandemi kapsamında engelli kadınlar için çalışmak ve destek olmak isteyen herkese çağrıda bulundu.

 

Koronavirüs pandemisi sebebiyle yaşanan izolasyon döneminin en yoğun olduğu Nisan ve Mayıs 2020 ayları içerisindeki engelli kadın tecrübelerini içeren ankete 22-61 yaş arası, yaş ortalaması 38 olan 48 engelli kadın katıldı. Ankete katılan çoğunluğu görme engelli kadınların verdiği yanıtlar, herkesin hayatında zorluklar yaratan Covid-19’un engelliler için ne kadar zorlayıcı olduğunu gözler önüne serdi.

 

Korona döneminde görme engelli, çoklu sakatlığı olan ve yalnız ebeveyn kadınlar

Engellilik, toplumun dezavantajlı kesimi olmayı getiren bir durum olurken engelli bireyler içinde daha da dezavantajlı olan bir grup, engelli kadınlar olarak dikkat çekiyor. Engelli kadınlar aile içinde, eğitim hayatında, çalışma hayatında ve sağlık alanında birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Bu kesim, eğitime ve çalışma hayatına katılamama sorunlarıyla baş etmek zorunda kalıyor ve engelli nüfus içinde daha dezavantajlı durumda oluyor.

 

Engelli Kadınlar Derneği’nin yaptığı ankete katılan kadınların sakatlık halleri birçok farklı engel grubundan örnekleri kapsadı. Katılımcı profilini oluşturanlar, çocuk felci sonrası gelişen Post Polio Sendromu’ndan kalp yetmezliğine kadar değişen tek veya birden fazla farklı türleri içermekle beraber çoğunluk olarak %31.5’lık oranla görmeyen kadınlardan oluştu. Çoklu sakatlık durumu bulunan kadınlar, toplam katılımcıların %12.5’ini oluşturdu.

 

Katılımcı 48 kadından 5’i yalnız yaşadığını belirtirken, çocuklarıyla birlikte tek ebeveyn olarak yaşadığını ifade eden 5 engelli kadından biri, çoklu sakatlık durumuna sahip olmasıyla dikkat çekti.

 

Katılımcı engelli 48 kadından 27’si ön lisans ve üstü eğitim seviyesinde iken 2 engelli katılımcı da doktora derecesine sahip olduğunu belirtti.

 

Ankete katılan kadınların yaklaşık üçte biri çalışmadığını belirtirken, bu süreçte işini kaybettiğini dile getiren kadınlar da dikkat çekti.

Engelli kadınlar Korona ve karantina sürecinden nasıl etkilendi?

Gelişmiş ülkelerin dışındaki coğrafyalarda kadın olmak, çocuk bakımı veya iş hayatındaki destekleyici şartların olmaması sebebiyle çoğunluğu evde geçen bir yaşamı getiriyor. Engelli Kadınlar Derneği’nin yaptığı ankette, Covid-19 döneminin kendilerine olan etkisini paylaşan engelli kadınların sıklıkla “Hayatımda çok bir şey fark etmedi. Zaten engelli olduğum için evdeydim” benzeri ifadeler kullandıkları göze çarptı.

 

Sokağa çıkma yasağı gibi tedbirler sona erse de Koronavirüs pandemisinin sona ermemesi sebebiyle engelli kadınlar için belirsiz dönem devam ediyor. Engelli kadınların pandemi dönemindeki sıkıntıları temel yaşam ihtiyaçlarıyla dikkat çekiyor. Derneğin yaptığı çevrimiçi ankette özellikle Nisan ve Mayıs aylarında yaşananlar sorulduğunda, Korona öncesinde bakım veren kişilerin artık gelmediğini söylediğini söyleyen engelli kadınların en çok sağlık alanında kısıtlanma yaşadığı görüldü. Özellikle bedensel engelliler için fizyoterapi uygulamaları gerileme yaşanmaması için önemli bir ihtiyaç olurken mecburi kısıtlılıklar dolayısıyla fizyoterapi hizmet alamadıklarını, sürekli kullanması gereken ilaçları eczaneden temin edemediklerini, gittiği rehabilitasyon merkezi karantina sürecinde kapandığı için yürüyüş egzersizi yapabilecekleri uygun alan kalmadığını belirten engelli kadınlar, fiziksel kısıtlılığın engelsiz bireyleri bile etkilediği dönemde nasıl zorluklarla karşılaştıklarını gözler önüne serdi.

 

Dünya genelinde 648 binden fazla, Türkiye’de ise 5.600’den fazla can kaybına yol açan Koronavirüs sebebiyle yaşam alışkanlıklarında büyük değişiklikler yaşandı. Sağlık çalışanları olağanüstü bir dönemden geçerken evde kalan kişiler konforlu bir alanda olsalar da temizlik, yemek, sağlık alışverişi gibi temel konularda zorluklar yaşadı. Engelli kadınlar da bu dönemde ev temizliğikuaförlük ve kişisel bakım hizmetleri konusunda eylemde bulunamadıkları için bu tarz gereksinimleri yeni bir kısıtlama dönemi olması durumunda nasıl sağlayabileceklerini henüz bilmiyorlar.

 

Kaygı ve anksiyete engelli kadınlarda daha da yükseldi

Toplumun genelini etkileyen ve kaygı, anksiyete gibi geri dönüşleri olan Covid-19 kaynaklı izolasyon dönemi engelli kadınlarda anksiyete atakları yaratmanın yanı sıra geleceğe, sevdiklerine ve kendilerine dair korku ve kaygı yükledi. Engelli Kadın Derneği’nin Haziran ayında yayınladığı ankette, yanlarında bulundukları aile üyelerinin kendilerine kötü muamelede bulundukları gibi durumları dillendiren kadınlar da dikkat çekti.

 

Öte yandan engelli kadınlar pandemi dolayısıyla yaşanan izolasyon döneminde mutfakta daha fazla vakit geçirdiklerini, online eğitimlere katıldıklarını, dil öğrenmeye başladıklarını ve birtakım mobil alışveriş uygulamalarıyla ihtiyaçlarını dışarı çıkmadan karşıladıklarını ifade ederek izolasyon dönemine özgü durumlara dair deneyimlerini de paylaştı.

 

Engelli kadınlar nelerden endişe duydu?

Bağımsız hareket becerilerinin kaybolmasından endişe eden engelli kadınların sinirleri oldukça yıprandığı da çıkan sonuçlar arasında oldu. Dışarı çıkıp temel ihtiyaçları satın almak durumunda olan kadınların baston, tekerlekli sandalye gibi bağımsız yaşam gereçlerinin hijyeninden endişelendikleri, sokakta yardım istediklerinde eski ilişki biçimlerinden farklı olarak nasıl bir durumlarla karşılaşacaklarını bilemedikleri dikkat çekti.

 

Engellilik kapatılmışlık getirirken, pandemiyle beraber süren izolasyonda engelliler için hijyen ve temizliğe dair gerekli yönlendirme ve bilgi eksikliğinden dolayı sıkıntı çektiklerini ve endişelendiklerini ifade eden engelliler olduğu görüldü. Özellikle de tek ebeveyn olan engelli kadınlar çocuklarına ve kendilerine dair kaygının arttığını söyledi.

 

Engelli Kadın Derneği, karantina süreci deneyimleri ile engelli kadınların güçlendirilmesi amacıyla bir dizi etkinlik planlıyor ve gerek feminist gerek sakatlık gerekse insan hakları perspektiflerinde düşünen, üreten, varlık gösteren herkese dayanışma çağrısında bulunuyor. Dernek, engelli kadınların her türlü zaman ve koşulda güçlenebilmesi yönünde emek koymak isteyenler için dayanışmaya istekli ve açık olduklarını duyuruyor.

Engelliler Konfederasyonu aracılığıyla SAHİMSEN Engelliler Komisyon Başkanı, Sosyal Hizmet Uzmanı Ayşe Sarı ise, 15 Haziran 2020’de yaptığı açıklamada engelliler ve ailelerinin Covid-19 pandemisiyle yaşanan süreçten orantısız şekilde etkilendiğini, daha fazla yoksullukla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Sarı, alınan önlemler ve politikaların engelliliğe duyarlı olmamasının sorunların etkisini ağırlaştırdığı tespitinde bulundu.

 

Birleşmiş Milletler tarafından 6 Mayıs tarihinde yayınlanan ve Uluslararası Toplum Gelişimi Derneği tarafından Türkçe çevirisi yapılan metin, Covid-19’un engelli bireyler üzerindeki etkisini ortaya koyan başka bir çalışma oldu. Engelli kişilerin salgından ciddi şekilde etkilendiğine dikkat çeken bu politika özeti, dünyada 60 yaş ve üzeri kişilerin yaklaşık %46’sının, her 10 çocuktan birinin engelli olduğunu belirtti ve 1 milyarlık engelli nüfusun %80’inin gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını ortaya koydu. Ortaya konan öneriler arasında; pandemi ile mücadelede atılacak tüm adımlarda engellilere yönelik ayrımcılığın yasaklanması gerektiği, engellilerin mücadeleye sistematik olarak dahil edilmesi ve tedbirlerin birlikte ele alınması yer alıyor.

Türkiye’de engellilik

Fiziksel, duyusal veya zihinsel eksikliklerinden dolayı toplumsal yaşama katılamayan veya kendinden beklenen görevleri yerine getiremeyen bireyler için engelli birey tanımlaması yapılıyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Bankası Grubu ortaklaşa Dünya Engellilik Raporu’na göre Dünyada 1 milyardan fazla insan herhangi bir engellilik türü yaşıyor. Türkiye’de ise nüfusun 6.6’sını en az bir engeli bulunan engelli bireyler oluşturuyor.

 

Tıbbi yaklaşım engellerin yaşadığı sorunların tek sebebini kişinin bedenindeki yeti yitimi olarak görürken, sosyal yaklaşım modeli ise engelli bireyin dezavantajının sebebinin toplumsal engeller olduğunu söylüyor. Bu yaklaşımla bakıldığında engellilerin yaşadığı en büyük kısıtlılıklar, toplumsal ve mekânsal sorunlardan kaynaklanıyor. Bu noktada özellikle de kent içi ulaşım ve hizmetlerde en büyük sorumluluk yerel yönetimlerde oluyor. Yerel yönetimlerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri kadar, toplumun da engellilere önyargılı yaklaşmama sorumluluğu bulunuyor.

 

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Temmuz başında yaptığı duyuruda, aile bireylerinden herhangi biri engelli olan ailelerin kendilerine daha çok zaman ayırmalarını sağlayarak rahatlatılması, engelli bireylerin ise sosyal hayata daha aktif katılmalarının sağlanması amacıyla hizmet veren Engelsiz Gündüz Yaşam Merkezleri’nin 1 Temmuz 2020 itibariyle yeniden hizmet vermeye başladığını duyurdu. Bakanlığın doğrudan açtığı merkezlerin yanı sıra, engellilerin almaya ihtiyaç duydukları bilgilendirme, yönlendirme, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri için büyükşehir belediyelerinin, il ve ilçe belediyelerinin engelli hizmet birimleri açma zorunluluğu bulunuyor. Ancak engelli bireylerin ihtiyaçlarının sadece yerel yönetimler tarafından karşılanması yeterli olmuyor. Engelliler sadece kendi evlerinde veya belirli merkezlerin içinde değil toplum yaşamı içinde yer almaya da ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla toplumun tümünün engellilere dair belli bir farkındalık düzeyinde olması engellilerin yaşamını kolaylaştırmak için önemli hale geliyor.

 

Engellilerin pandemi dönemindeki durumu dünya genelinde sanatçıların da dikkatinden kaçmadı. Bunlardan biri de İtalyan fotoğrafçı Stefano Sbrulli oldu. BBC News haberine konu olan fotoğrafçı, ülkesinde Korona döneminde büyük zorluk yaşayan görme engellilerin durumunu belgeledi. Görme engelliler, dışarıdaki sosyal mesafe kuralından en çok etkilenen engelli grubunun başında geliyor. Körlerin yaşadığı zorluklar Covid-19 öncesi dönemde de sık sık gündeme gelirken sosyal mesafe kuralının teşvik edilmesi gereken pandemi döneminde görme engelliler büyük güçlüklerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Görme engelliler, günlük yaşamlarını sürdürmek için yakın mesafe yardıma ihtiyaç duyabiliyor ve asansör gibi yerlerde temas ile kullanılan Braille alfabesini kullanıyorlar. Fotoğraf sanatçısı Sbrulli, maske ve eldiven kullanarak alışveriş yapmaya çalışan, tek başına seyahat edemez, yürüyüşe çıkamaz hale gelen, evden çalışmanın dezavantajlarıyla baş başa kalan görme engellilerle görüşerek dünyanın her yerinde engellilerin benzer zorluklar yaşadığını ortaya koydu.

Kaynak: Haberler.com
Bu haber 255 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
​Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçleri engelli bireylerin bağımsızlığını artırıyor
​Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçleri engelli bireylerin...
Moderna: Aşımız ağır vakaları yüzde 100 engelliyor
Moderna: Aşımız ağır vakaları yüzde 100 engelliyor