Serebral palside hedef: Çocuğun toplumsallaşması

Serebral palside hedef: Çocuğun toplumsallaşması

Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Handan Doğan, serebral palsinin sosyal ve duygusal durumu da etkilediğini söyledi. Doğan, ‘Çocukların arkadaş edinimleri zor oluyor. Sosyal hayata katılmak güçleşiyor. Desteklendiğinde çok başarılı serebral palsili çocuklar var. ’ dedi.

07 Ekim 2019 - 12:04

Tüm dünyada her yıl 6 Ekim günü, serebral palsili çocuklara dikkat çekmek amacıyla yeşil renkle simgeleştirilen etkinlikler yapılıyor. Kas iskelet sistemi hastalığı serebral palsi (beyin felci), en sık rastlanan, buna karşın en az anlaşılan engellilik durumu. Dünya genelinde 17 milyon serebral palsili var. Türkiye’de ise her yıl 6 binden fazla bebeğe serebral palsi tanısı konuluyor.

Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Handan Doğan serebral palsinin nedenlerini sıraladı: “Anne-baba arasındaki kan uyuşmazlığı, prematüre doğum, düşük kilolu doğum, annenin hamilelik sırasında geçirmiş olduğu hastalıklar, gebelikte veya doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması serebral palsiye neden olabilir. Geç doğum, güç doğum, kötü şartlar altındaki doğum da nedenler arasında. Annenin madde bağımlılığı, karın bölgesine aldığı darbeler, bebeklerin düşmesi, çarpması ya da beyni etkileyen hastalıklar geçirmeleri de bilinen nedenler arasında yer alır.”

BELİRTİLERE DİKKAT

Bebeğin bir yaşından önce sadece sağ ya da sol eli kullanmak gibi el tercihinde bulunması, 12-18 aylık olmasına rağmen hâlâ yürüyememesi, 24 aylık olmasına rağmen basit cümlelerle konuşamaması gibi belirtiler söz konusu ise en kısa sürede çocuk nöroloğuna başvurulması gerektiğine işaret eden Dr. Doğan, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken diğer belirtileri anlattı: “Oturma, dönme, yürümenin gecikmesi gibi motor gelişim aşamaları, oturmuş ya da yüzükoyun uzanmış pozisyondayken kafasını kaldırmakta zorlanma, bebeğin bir kolunu ya da bacağını diğerine göre farklı pozisyonda tutması gibi duruş bozuklukları, vücudunun bir yanını kullanma eğilimi, kasların fazla gergin ya da gevşek olması, kas kontrolünün zayıf olması, beslenme ve yutma güçlüğü, normalin dışında refleks hareketlerinin görülmesi belirtileri arasındadır.”

YÜZDE 50’Sİ NORMAL YA DA ÜSTÜN ZEKALI

Serebral palsinin ilerleyici bir hastalık olmadığına, ancak ömür boyu sürdüğüne dikkat çeken Dr. Doğan, “Hedef; çocuğun toplumsal hayata katılımını sağlamak için desteklenmesini, toplumun değer, saygı gören bir bireyi haline gelmesini sağlamaktır” dedi. Dr. Doğan, serebral palsililerin yüzde 50’sinde zihinsel sorun olduğunu, bir kısmında hiçbir şekilde zekâ sorunu bulunmadığına hatta üst düzey zekâ gelişimi olduğuna dikkat çekti. Dr. Doğan şöyle devam etti:

“Bazı çocuklar yüz hareketlerini kontrol edemedikleri için zihinsel geriliği varmış gibi görünebiliyorlar. Sosyal ve duygusal durumları da etkileniyor. Arkadaş edinimleri zor oluyor. Sosyal hayata katılmak güçleşiyor. Okul öncesi eğitime zor kabul ediliyorlar. Çünkü öğretmen diğer öğrencilerle bütünleştirmekte zorluk çekebiliyor. Okullarda özel eğitim öğretmeni olmadığı için güçlük yaşanıyor. Ancak desteklendiğinde çok başarılı serebral palsili çocuklar var. Eğitimlerini tamamlayanlar, üniversiteyi başarı ile bitirenler, meslek sahibi olanlar var.”

ARAŞTIRMA BİRİMİ KURULDU

Maltepe Üniversitesi ve Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı toplumda engelli bireylerin sorunsuz şekilde yaşayabilmeleri ve sayılarının azalması gibi çalışmalar yapmak amacıyla “Cerebral Palsy Akademik Araştırmalar Birimi” kurdu. Akademik Araştırmalar Birimi’nde; engelli bireylerin sayısını azaltmak ve sosyal yaşama sorunsuz bir şekilde dahil etmek amacıyla “uluslararası platformlarda oluşturulacak iş birliktelikleri, bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak deneyimli araştırmacıların yetiştirilmesi, engelli grupların kültürel, sosyal, ekonomik, tıbbi ve genetik açıdan incelenmesi, alınan sonuçların dünya istatistikleri ile karşılaştırılması, uluslararası çalışmalara katkı sağlanması” hedefleniyor.

Kaynak: Aydınlık
Bu haber 60 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Engelli çocuklar için 'evde fizyoterapi hizmeti' başladı
Engelli çocuklar için 'evde fizyoterapi hizmeti' başladı
Engelliler televizyon ve radyo yayınlarına daha kolay erişecek
Engelliler televizyon ve radyo yayınlarına daha kolay erişecek