Kayıp Şehrin İnsanları
Erhan Ölçer

Erhan Ölçer

Erhan Ölçer

Kayıp Şehrin İnsanları

10 Mayıs 2019 - 11:53 - Güncelleme: 10 Mayıs 2019 - 14:36

Kayıp şehrin kayıp insanları!..

Erhan Ölçer

Bu gün 10 Mayıs Engelliler haftası. Gene birileri güya merhamet gösterisine girecek sosyal hakları engellilere bir lütufmuş gibi lanse edecek!.. Gene ağzımızla kuş tutsak kimseye yaranamayacak gene kaderimizle başbaşa kendi başımızın çaresine bakacağız...

Hamd olsun bizler her çaresizliğin altında bir hikmet her gecenin sabaha gebe olduğunu bilip İlahi takdire boyun eğmiş Tevekkül etmişiz.."Tevekkeltü al’Allah "Allah'a dayanıp güvendim.."Hasbiyallah" Allah bana yeter..deyip teslim olmuşuz...

Duygu Asenanın Kadının adı yok adında bir kitabı vardı. Hayat görüşü ve kafa yapısı olarak farklı dünyaların insanları olmamıza rağmen hakikaten asena hanıma bu anlamda hak vermemek mümkün değil. Erkek egemen bir toplum olarak kadın bizim toplumda hep ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüş ezilmiş itilmiş incitilmiştir. Kadın hakları savunuculuğu konusunda mangalda kül bırakmayız ama iş icraate geldimi höt der oturtur höt der kaldırırız.

Aslında ben kadın hakları konusunda ahkam kesecek bu konu hakkında fikir yürütecek değilim haddimde değil böyle önemli bir konuda fikir yürütmek. Ben haddimi bilirim. Ben deniz beni ilgilendiren bir konuda engellilerin engellenen dünyalarından bahsedeceğim. Netice itibariyle sayın asena heralde bu memlekette engellilerin hayatından kesitler görmüş olsaydı kadının adı yok evet doğruda, engellinin adını bırakın, memlekette yaşama hakları bile yok.

Bazen engelliler konsunda görüşlerimi ifade ettiğimde kompleks yaptığımı falan düşünürler. Kesinlikle hiç bir zaman hayatımın hiç bir döneminde içinde bulunduğum durumdan dolayı bir komplekse kapılmadım şükür kapılmamda. Kaldıki çok şükür kadere inanan insanlarız ve bizim başımızdaki hal herkesin başına gelebilir. Meşhur sözdür her sağlam birer engelli adayı diye. Allah korusun rabbim kimseyi engelli çaresiz naçar bırakmasın kimseyide kimseye muhtaç etmesin edersede merdine etsin.

Engellilerin herzaman özel bir misyonla yaratıldıklarını düşünmüşümdüm. Adili mutlak olan kurban olduğum rabbimin engellilere elbette bir garezi yok. Hikmeti sonsuz rabbimin elbette bir hikmete mebni yarattığı bu insanların dolayısıyla bizlerin özel bir misyonu olması kaçınılmazdır.

Ufak tefek dünyevi sıkıntıları dert edinen insanların acaba gözleri görmeyen bir engelliyi gördüklerinde ve onların dünyasına biraz empati yaparak girdiklerinde o kendilerine sıkıntı yaptıkları problem acaba gözleri görmeyen insanların sıkıntıları ile karşılaştırıldığında ne derece büyük yada bu insanların yaşamları ile kendilerini kıyasladıklarında hayatı zehir ettikleri problemlerin ne derece kıymetsiz ve önemsiz olduğunu kavraya biliyorlarmı acaba?Yada felçli ayaklarını kullanamayan aciz bir insanın yaşadığı sıkıntıyı tahayyül edip acaba içinde bulunduğumuz duruma şükrede biliyormuyuz. Bu anlamda derinlemesine düşündüğümüzde engelli insanların özel insanlar olduğunu idrak edebiliyorsunuzdur umarım.

Hal böyle iken hayatın içinde engellilere yaklaşımınız nasıl acaba? Toplumun engelliye top yekün bakışı nasıl yada? Engelli insanların bedavadan yaşayan tüketici bireyler olarakmı görülüyor yoksa biraz önce izah etmeye çalıştığım şekliyle bir ibreti alem olarakmı görülmekte?

Ben denizin bu anlamdaki görüşü kesinlikle bu yönde. Çünki gerek ailevi bazda gerekse toplumsal hayatın içinde bunu yaşayarak bizzat gören bir insanım. Kimseden bir lutuf bir ihsan beklediğimiz yok sadece herkesin faydalandığı yaşamsal haklardan herkes gibi bizde istifade edelim. Gayemiz amacımız bu..

Birde gerek aile içi engelli istismarı gerek siyasi anlamda engelliyi istismar edip topluma şirin gözükerek oy avcılığı yaparak bu insanları istismar etmek bana göre çok büyük ayıp. Bunları gördükce insanlara karşı güven zafiyeti oluşmakda, buda hakikaten çok acı. Biraz samimiyet biraz içtenlik birazda sevgi bize lazım olan. Çok fazla bir beklentimiz yok gördüğünüz gibi..


Netice itibariyle; ENGELLİLERE çalışabilecekleri işlerde İSTİHDAM sağlamadan Ortak kullanım alanlarında erişebilirlik ve Fiziki uygunluk sağlanmadan kimse engellilerle ilgileniliyor algısı yaratmasın! Unutmayın bu insanlar yılda bir defa hatırlanmakla ne karınları doyuyor nede sıkıntıları bitiyor. Amaç Sıkıntıyı Problemi yerinde ve kökten halletmek olmalı! NOKTA!..

Bu yazı 585 defa okunmuştur .

Son Yazılar